14 Şubat 2012 Salı

Estetik Cerrahi Gerçekleri

Estetik açıdan problem yaratan, kendinizle ilgili bir estetik problem söz konusu olduğunda “hangi doktor daha iyi” arayışı başlar. Etrafta gezinen bilgi kirliliğinin kafa karıştırıcılığıyla eğer siz de bitmek tükenmek bilmeyen bir arayış içinde iseniz; aşağıda bu konuda size yardımcı olacak ipuçlarını, doğru estetik cerrah seçiminde dikkat etmeniz gerekenleri, diğer bir deyişle estetik cerrahi gerçeklerini madde madde bulacaksınız... Estetik Operasyon Öncesi Değerli İpuçları • Yeni Tekniklerin Büyüsüne Kapılmayın: Estetik cerrahide geçerli yeni teknik veya cihazlar, bir önceki teknolojinin önüne geçme parolasıyla yola çıkarlar. Ancak çoğu zaman eski uygulamalar (teknolojiler) uzun dönemde komplikasyonlarının daha az oluşu veya sonuçlarının daha iyi oluşuyla varlıklarını sürdürürler. Bunun örneklerine geride bırakılan yıllarda sıklıkla rastlamak mümkündür. Geçtiğimiz yıllarda yeni bir teknik olarak ortaya atılan ve büyük iddialarla uygulanmaya başlanan birçok estetik operasyon birkaç yıl içinde uygulamadan kalkmış ve yerini eski tekniklere bırakmıştır. Bu uygulamalar içinde verebileceğim en güzel örnek; kırmadan gerçekleştirilen burun estetiği operasyonu iddiasıdır. Aslında burun kemiğinde aynı etkiyi yaratmakta olan bu işlem, çekiç ve kemik keskileri ile yapılan burun ameliyatının insanların kafasında oluşturduğu korkunç ifadeyi yok etmeye çalışmaktadır. Sonuçta hiçbir farkı olmayan ve aynı işlemin farklı cihazlarla yapıldığı operasyonun adı "mikro-rinoplasti" konmuş ve halka daha çekici gelmesi sağlanmıştır. • Adı Farklı Sonucu Aynı Uygulamalar: “Radyofrekans”, “Kavitasyon” ve benzeri cihazlar ile uygulanan son yılların popüler seçenekleri ile eski dönemlerde uygulanan masaj ile normal bir lenf drenaj masajının arasında selülit ve incelme adına fark olup olmadığı estetik dünyasında halen tartışılan konulardan biridir. • Klinik Ortamı Dışı Uygulanan Estetik Müdahaleler: Botox ve dolgu gibi uygulamalar günümüzde hemen her mekanda uygulanabilir işlemlermiş gibi tanımlanıyor. Hatta pek çok kuaför bu uygulamaları gerçekleştirmeye kalkıyor. Oysaki kuaför salonları gibi ne denli streil bir ortam yaratıldığı bilinmeyen, işinin ehli olmayan kişilerce gerçekleştirilen bu uygulamalar geri dönüşü güç sonuçlara neden olabilmekte. Bu ve benzeri mekanlarda kimi zaman uygulamayı gerçekleştiren kişiler kendi uydurdukları bazı maddeleri de insanlara dolgu maddesi olarak enjekte etmekte ve neticesinde de korkunç görüntüler elde edilmektedir. Bu insanlara güvenerek bu uygulamaları yaptıran kişiler, hem Midyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan hem de mevcut yüz bütünlüklerinden olmaktadırlar. Botox ve dolgu maddeleri uygulama masraflarının büyük çoğunluğunu yine bu maddelerin maliyetleri oluşturmakta olup, aşırı ucuz olduğunu düşündüğünüz durumlarda bu uygulamalardan kaçınmanız gerekmektedir. • Estetik Müdahalelerde Doktor Seçimi: Estetik sorun kabul edilen uygulamalarda doktor seçerken dikkat edilecek unsur konusu oldukça karmaşık. Bu durumda hasta olarak her şeyden önce hislerinizi de kullanmalısınız. Bir şey söylemeye korktuğu çok sert bir doktora ilk ameliyatını olup memnun kalmadığı durumlarda 2. kez aynı doktora gitmeye korkan kişiler bunun en güzel örneğidir. Doktorunuz sizin her şeyi en açık ve en net konuşabileceğiniz kişi olmalıdır. Burada hastaların en büyük hatası ise bazı isteklerinin doktorca uygunsuz karşılanmasına rağmen ısrarcı olmalarıdır. Örneğin; Bir “Meme İmplantı” uygulaması kas altı veya meme dokusu altı konulabilir ancak bu hastaya göre belirlenir. Hasta ısrarla “ben meme dokusu altı istiyorum kas altı istemiyorum” diyecek olursa ya doktoru bu ameliyatı yapmayı reddedecektir ya da ameliyat sonrası görüntü ne doktoru ne de hastayı tatmin edecektir. • Estetik Müdahalelerde Doktorun Değerlendirilmesi: Estetik sorun kabul edilen uygulamalarda doktorları değerlendirirken öncelikle doktorun sahip olduğu ünvan değerlendirilmelidir. Bu son derece önemli bir unsurdur. Ancak her üst ünvanlı doktorun operasyonu, ünvanı olmayan bir doktordan daha iyi olacak diye bir kaide yoktur. İnsanların kendi arasında da farklar olduğunu kabul etmek gereklidir. Bunlar sigara içmek gibi çevresel faktörler olabildiği gibi yumuşak doku tepkileri ve yara iyileşme problemleri gibi genetik kökenli de olabilir. Aynı profesöre ameliyat olan 2 kişiden biri aşırı memnunken, diğerinin kesinlikle memnun olmadığı durumlar mevcuttur. Ayrıca hastalar genellikle öncesi-sonrası fotoğrafları görme isteğini dile getirirler. Aslında doktorlar bu olaya karşı olsa da ısrar nedeniyle yıllar içerisinde bu durum artık alışılmış bir hale gelmiştir. Bunların kişilik hakları ve kanuni kısımlarını bir kenara bırakırsak, doktor bir konuda ameliyat ettiği 100 vakadan iyi olan 5 tanesinin fotoğrafını gösterebilir. Aynı şekilde bilgisayar simülasyonları da hastayı büyüleyebilir ve beklenti artışına yol açabilir. Sonuç olarak hasta olarak başvurduğunuz estetik cerrahla kişisel iletişiminiz tüm bu görsel verilerin üstünde olmalıdır. Her doktorun iyi ve kötü sonuçları vardır. Ayrıca biz cerrahların kendi aramızda söylediği “ Ne kadar çok ameliyat yapıyorsan o kadar komplikasyonun olacaktır” sözü size de mantıklı gelecektir. Önemli olan sonuçta yapılacak son rötuşların doktorunuz tarafından yapılması ve sizin bunları rahatlıkla talep edebilmenizdir. • Hasta İsteklerine Göre Farklılık Gösteren Durumlar: Hasta istekleri yine doktorlara bakış açısı üzerinde garip yorumlar yapılmasına neden olmaktadır. Hastanın isteği “estetik olduğu belli olsun ve herkes benim estetik bir operasyon geçirdiğimi anlasın” olduğunda ve doktor bunu uyguladığında, bu hastayı görenler doktoru yapay görünen sonuçlarla suçlamaktadır. Oysa kimse o kişiye “sen ne istedin?” diye sormamaktadır. • Hiç Kimse %100 Simetrik Değildir: Ancak hastalar genelde bu durumu operasyondan sonra algılarlar. Burun operasyonu sonrası “sağ gözüm küçüldü” veya “sol dudağım inceldi” gibi şikâyetlerle başvuran hastaların sayısı hiç de az değildir. Benim şahsi kanaatim ne kadar moral bozucu olsa da bu asimetrileri operasyondan önce söylemektir. Söylenmediği durumlarda ise hastalara doktorları, operasyon öncesi fotoğraflar göstererek ve açıklamalar yaparak olayı ortaya koymaya çalışmaları önlenemez bir durumdur. Birçok hasta bu fotoğraf çekilme olayına kısmen tepkilidir ama biraz takıntılı bir hasta karşısındaki zor durumdaki plastik cerrahın elindeki tek can simidi bu fotoğraflardır. • Kimse Ameliyat Olduğumu Anlamıyor, Memnunum Ama…: Günümüz estetik anlayışı giderek en doğalın peşindedir. Ancak birçok hasta “kimse ameliyat olduğumu anlamıyor” diye başvurmaktadır. Üzerine bir de “memnunum ama …” diye devam cümleler durumu daha içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir. Bu noktada asıl problem hastanın ilk başvurusundaki psikolojik sorunlarıdır. Birçok hasta bir burun ameliyatının tüm yüzünü değiştireceğine inanarak gelirken bazıları da sosyal çevresine “ameliyat oldum” demek için başvurmaktadır. Daha kötüsü doktorlar bu konuda ne kadar hassas olursa olsun başvuranların savunma mekanizmaları bu görüşlerini çok iyi gizleyebilmekte ve operasyondan haftalar sonra gerçek ortaya çıkınca, hem doktor kendini kötü hissetmekte hem de hasta tatmin olmamış ve doktorunu her ortamda suçlayan bir tavır sergilemektedir. Eğer siz de bu kişiyle diyalog halindeyseniz bu doktor hakkında negatif fikre kapılacak ve o doktoru seçmeyeceksiniz. Doktorun tek suçu ise doğal sonuçlar yaratacak operasyon teknikleri seçmek ya da hastanın çok iyi gizlediği psikolojik problemini anlayamamak olacaktır. • Gerçekten Ne İstiyorum? Sonuç olarak ne duyduklarınız ne de gördükleriniz aslında gerçeği yansıtmaktadır. Yapmanız gereken gerçekten güvendiğiniz ve her istediğinizi ifade edebileceğiniz doktoru seçmektir. Ama hepsinden önce ayna karşısında “ben gerçekten ne istiyorum” sorusunu kendinize sormanız, yüzünüzü ve vücudunuzu tam olarak özümseyip değişikliğin sadece o bölgeyi etkileyeceğini başka hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini kabullenmenizdir. • Son söz: Günümüzde estetik cerrahi, diziler, medya, moda ve sinema sektörünün de katkısıyla ticari ve popüler bir hale geldi. Ülkemiz dahil tüm dünyada estetik cerrahları zorlayan, hiç istemedikleri halde tüccar olmaya iten bir sistem var. Bu sistem hastaları “müşteri” haline getirmekte, doktorları ise hiç istemedikleri sonuçlara katlanmaya itmekte. Rekabet edebilmek adına hastaların istekleri doğrultusunda operasyon planını değiştiren doktoru sonucun mutlu etmeyeceği neredeyse kesindir. Sonuç olarak ne hasta uzun dönem sonuçtan mutlu olacaktır ne de doktor. Benim şahsi fikrim; kesinlikle fotoğraf ve simülasyon gibi verileri hastalara göstermemektir. Fotoğraflar bilimsel kongrelerde görsel veri ve kanuni yükümlülükler için delil olmanın ötesine geçmemeli, simulasyonlar ise ameliyat öncesi cerrahın planlaması ve başka düzeltilecek bölgeleri net görebilmesi için kaynak olmanın dışına çıkmamalıdır. Ayrıca psikolojik problemleri olduğundan şüphelendiğim hastalar bana başvurduğunda istenilen işlemi reddetmek, gelecekteki problemlerin önüne geçmek adına en önemli adımdır. Bir hasta olarak bu konuda yapacağınız en doğru şey, bir operasyon için başvurduğunuzda ve isteklerinizi belirttiğinizde, doktorunuzun görüşlerini mutlaka dikkate alın ve ısrarcı olmayın. Aksi takdirde bu sizi müşteri yapacak ve doktorunuzu da mecburen tüccar olmaya itecektir. "Günümüz sağlık politikası her geçen gün doktorun eski saygınlığını yavaş yavaş elinden alırken ona bir darbede siz vurmayın." Okuduğunuz bu makale, yaptığım işe etik yaklaşımımı, felsefemi yansıtmakta olup; diğer meslektaşlarımı bağlamamaktadır. Estetik cerrahide ve tıbbın her alanında meslektaşlarımın, söz konusu hasta doktor iletişimi konusunda kendine has düşünceleri olabilir. Estetik cerrahi; tıbbı, sanatı ve düşünce yöntemlerini aynı potada eriten, yaratıcılık yönü yüksek, kişisel estetik algısının da büyük oranda önemli olduğu bir uzmanlık alanıdır. Bu bağlamda hepimizin farklı düşünmesi olası ve önemlidir de. Bir doktor olarak sosyal sorumluluğum; hastalarıma, estek cerrahiye farklı bakış açıları ve doğru yaklaşımlar sunmaktır. Devamı: http://www.makalemarketi.com/kisisel-bakim/guzellik-ve-estetik/2133-estetik-cerrahi-gercekleri.html#ixzz1mMd0aEUW

Estetik Burun Operasyonun Riskleri

El becerisi cerrahi için çok önemlidir. İyi el becerisine sahip bir cerrahın elinde komplikasyonlar nadir ve küçüktür. Çok düşük riskler de olsa bunlar; kanama, enfeksiyon ve anestezi komplikasyonlarıdır. Komplikasyon ihtimali alınan tedbirlerle azaltılabilmektedir.

Burun estetiği operasyonu burun delikleri içerisinden gerçekleştirilir. Açık teknikte burun ucu ile dudak arasında 0.5 cm lik bir kesik eklenir. İyi cerrahi ile burunda görünür iz kalmaz. İyi planlanmış ve el becerisi iyi olan bir cerrahın ellerinde burun her zaman önceki halinden daha iyi hale getirilir.

Burnun zor 3 boyutlu anatomisi ve beklenmeyen iyileşme problemleri nedeniyle estetik burun operasyonu ile amaçlanan sonuca ulaşılamayabilir. İkinci bir rötuş işlemi %10 olasılıkla gerekebilmektedir. Sayısı çok olmamakla birlikte rötuşa ihtiyacı olan hastalarımın müdahalelerini de kendim gerçekleştiriyorum. Bu işlem 6 aydan önce gerçekleşmeyeceği için hasta operasyon notları özenle tutulmaktadır.

Burun Estetiği Cerrahisi

Burun 3 boyutlu zor bir anatomiye sahiptir. Burun estetiği en sık uyguladığımız estetik cerrahi prosedürüdür. Estetik burun operasyonu ile burun boyutunuz artırılabilir, azaltılabilir, büyük burun delikleri küçültülebilir, burun ucunun şekli değiştirilebilir, burnun alın ve dudak ile yaptığı açılar düzeltilebilir. Bu işlem sırasında nefes problemine neden olan kıkırdak ve kemik eğrilikler de düzeltilebilir. Operasyon 1-5 saat sürmektedir. Bu süre tamamen hastanın probleminin boyutuna göre değişmektedir. Estetik burun operasyonunda kıkırdak ve kemiklerin boyutları ve birbiriyle olan ilişkileri değiştirilir.



4 ana parçadan oluşur. Yukarda burun kemikleri, ortada septum kıkırdağı, septum yanlarında nefes alma kıkırdakları, ve burun ucu kıkırdaklarından oluşur. Bu yapıların dış kısmını deri iç kısmını burun deliklerinde görünen pembe renkli mukoza örter.

2 ana grup cerrahi yöntem mevcut. Kapalı ve açık teknik. Kapalı teknik kendi içinde bir çok alt grubu vardır. Bu tekniklerin birbirinden farkı burun kıkırdaklarına ulaşım bölgesidir. Hastalarımızın bilmesi gereken şudur ki: iyi teknik kötü teknik yoktur. Önemli olan doktorun tekniğe hakim olarak istediğini yapabilmesidir. Hem açık, hem de kapalı yöntemle burun operasyonu yapıyorum ve kapalı ile başlayıp operasyonda açığa bile dönebiliyorum. “hangi tekniği kullanıyorsunuz” sorusu doktorun estetik burun operasyonunda başarılı olup olmadığı konusunda bir kriter asla değildir. Elimizde çok daha net karar verilecek bir konu var ki o da kendi hastalarımızın “öncesi ve sonrası resimleridir”. Ne kadar simetrik ve doğal, yüze yakışan burun yapmışsak o kadar başarılıyızdır. Burun ucunda Problemi az olan kişilerde kapalı teknik tercih ediyorum. Özellikle burun ucunda ciddi şekil bozuklukları olan kişilerde açık tekniği kullanıyorum. Çünkü burun ucundaki şişlik 1 hafta uzun da sürse zor bir burunda kapalı tekniklerde ısrarcı olmak sonuçları daha olumsuz etkileyebilir. Her hastaya aynı tekniği kullanmak yerine hastanın problemlerine göre teknik seçimi daha doğru bir yaklaşımdır.

Kıkırdakların birbiriyle ilişkisi burnu ayakta tutan bir çatı oluşturur. Bu ilişkiyi kıkırdaklara şekil verirken biraz bozuyoruz ancak tekrar onarıldığında bu burnun iskeleti eski kuvvetine ulaşmaktadır.






Burun ucu büyük olan hastalarda burun ucu kıkırdakları kıkırdak çıkartılarak küçültülmektedir. Hacimce küçültülen kıkırdaklar ayrıca dikişlerle birbirlerine yaklaştırılır








Bu işlemler bazen burun kanadında çekintiler oluşturmaktaydı.





Biz plastik Cerrahlar estetik burun operasyonunda mümkün olduğu kadar az kıkırdak çıkartmaya çalışıyoruz. Sol tarafta gördüğünüz gibi burun kanatlarını oluşturun kıkırdağı çizerek zayıflatmak hem istediğimiz etkiyi oluşturur hem de burun kanadı çekintileri azalır. Doğal burun felsefesinde doğal burun ucu en önemli bölümü oluşturur ve burun kanadı çekintileri kişinin estetik burun operasyonu geçirdiğini ele vermektedir.



Burun estetiği operasyonunda estetik burun bölümünde bahsettiğim burun estetik çıkıntıları operasyonla kaybolabilmektedir. Burun ucu basık kişilerin burun ucunu biz kıkırdak parçalar ile yükseltiyoruz. Genel yaklaşın kıkırdakların arasına düz bir kıkırdak koymaktır. Bu en sık kullanılan ve etkili bir yöntemdir. Bu teknikte tek olan kıkırdak burun ucundan belli olmakta ve burun sivrilmektedir. Burun çıkıntılarının her birine küçük iki kıkırdak yerleştirmek daha doğal bir burun ucu elde etmemizi sağlamaktadır. Ortaya koyula kıkırdak parçanın ucu dışardan belli olmasını önlemek için çok dikkatli yerleştiriyoruz. Bahsettiğim kıkırdak parçalar burna şekil verirken özellikle septum kıkırdağında çıkan kıkırdak parçalar şekillendirilerek elde edilmektedir. Bu parçalar simetrik bir şekilde şekillendirilmeli simetrik şekilde yerleştirilmelidir.


Bu ayrıntıları anlatmamda ki amaçlardan birisi biz plastik cerrahların gerçekleştirdiği estetik burun operasyonunun nasıl bir sanatsal bakış ve el becerisi gerektirdiğinin anlaşılmasıdır. Nasıl bir heykeltıraş çamur, tahta, mermere şekil veriyorsa bizlerde kemik ve kıkıkırdaklara şekil veriyoruz.



Septum burun ortasındaki en geniş klıkırdaktır. Bu kıkrdak travmalara


bağlı olarak eğrilebilir ve nefes almakta sıkıtrılara neden olur. Burnun dış kısmına yakın olan semtum deviasyonları burnun dış şeklinde eğriliklere neden olabilmektedir. Burnun dışındaki eğriliği estetik burun ameliyatı ile düzeltmenin tek yolu eğri olan septum kıkırdağını da düzeltmektir. Bu anlamda hem estetik hem de fonksiyonel bir işlem gerçekleştirilir.

Burun boyunu kısaltmak ve burun ucunu yukarıya doğru döndürmek gerekir. Bunun içinde septum kıkırdağından parça çıkartmak gerekir. Bu kıkırdaktan parça çıkartmak için burunu ucu desteğini bir miktar kaybetmektedir. Operasyon sırasında kaybolan burun ucu desteğini onarmak mümkündür. Böylece bu operasyonlar öncesi çok sorulan ve korkulan burun ucu düşmesi önlenmiş olur.

Burun ucu desteğini tekrar oluşturan bu askı dikişlerine septokolumellar dikiş adı verilir. Burun operasyonu olmuş ve burun ucunda düşme meydana gelen hastaların problemleri aynı teknikle tedavi etmek mümkündür.

Estetik burun operasyonu bittiğinde burun içerisindeki mukozalar şişmesini önlemek için tampon yerleştirilir, burun bantlanır ve bantlar üzerine küçük bir alçı yerleştirilir. Tampon konusu tüm hastaların ve bu operasyonu olmayı düşünenlerin korkulu rüyası haline gelmiştir. Azalmakla beraber kullanımda olan bez tamponlar çıkarılırken hem ağrıya hem de kanamaya neden olmaktadır. Silikon tamponlar hastanın konforunu üst düzeye çıkartmaktadır. Silikon etrafına yapışmadığı için kanamaya neden olmaz. Ortasında hastanın hava alması için bir kanal bulunur. Bu kanallar sayesinde hasta estetik burun operasyonunda, burnundan nefes alarak uyanabilir. Titiz uygulanmış bir cerrahide mukoza bütünlüğü daha iyi korunur ve burun kanamaları en alt seviyeye indirilmiş olur.



SİLİKON TAMPON



Şişlik Ve Morluklar için alınan tedbirler

Alınacak tedbirlerle morluk ve şişlikleri azaltmak mümkündür. Bunları sıralarsam;

Her cerrah gibi anesteziden düşük tansiyon talep ediyorum
Burnun operasyonda ve sonrasında daha az kanaması için ameliyatta adrenalin içeren sıvılar kullanıyoruz.
Kıkırdak ve kemiklere her zaman iç ve dış zarlarından ayırarak şekil veriyorum. Çünkü kanamaya parçalanan bu zarlar neden olmaktadır.
Operasyon süresini 30 dakika uzatsa da titiz yöntem her zaman daha az kanama ve şişliğe neden olur.
Göz kapaklarına hafif baskı yapacak bantlar yapıştırıyorum.
Operasyon sonrası hastalarımla konuşarak 2–4 saat gözlerini ıslak pamuklarla kapatıyorum.
Hastalarıma yatmamaları, mümkün olduğunca ayakta olmalarını söylüyorum. Başın altına 2 tane yastık koymak ta bir tedbir. Baş vücut seviyesinde olacak şekilde yatıldığında burun bölgesinde kan basınca artmakta ve şişlikler artmaktadır.
Bunlar içerisinde de önemlisi titiz cerrahidir. Ameliyatta buruna kibar davranırsak o da bize kibar davranıyor”

2–4 gün sonra burun tamponları alınır, 5–7 gün sonra alçı çıkartılır. 5 gün süren ikinci bir alçı yapılabilir. 10-14 günden sonra iki hafta süren bantlar uygulanır. Bu alçı ve bantlar estetik burun operasyonunda verilen şeklin devamını sağlamak ve daha düzenli bir iyileşme sağlamak için kullanılır.

Bu kadar ayrıntıya sahip estetik burun operasyonunda hasta çok az ağrı hisseder. Kimi hastalarım hiç ağrısı olmadığını söylemektedir. Yüzünün yarısı bantlarla kaplanmış hastalar trafik kazası geçirmiş gibi görünseler de çok az sıkıntı çekerler. “Bu operasyon hasta için değil doktor için zordur.”Hastalar çok rahat ertesi gün dışarı çıkabilirler. 10. günde bantlar çıkartıldığında yüzünüzde çok uyumuşsunuz gibi şişlik olur. 15. günde operasyona bağlı şişlikler çevredekilerin anlamayacağı seviyeye iner.

Yeni görünüşünüz

Estetik burun operasyonu bence en çok heykel sanatına benzeyen bir sanattır ve cerrahlar arasındaki farklar sanatçılar arasındaki fark gibidir. İşimiz; estetik olanı çok iyi taklit etmek, kişinin yüzüne yakışan doğal bir burun yapmaktır. Cerrahimizin başarısını şöyle açıklayabilirim. Çevrenizdekiler; sende bir değişiklik, bir güzellik var ama ne olduğunu çıkartamadım diyorlarsa, ben iyi bir iş çıkartmışımdır.

BURNUN YÜZ ESTETİĞİNDE ÖNEMİ

Burnumuz hem nefes almak gibi önemli bir fonksiyonu yerine getirirken, yüzümüzün en çıkıntılı parçası olarak yüz estetiğinde önemli bir konuma sahiptir. İki göz arasındaki pozisyonu nedeniyle bakışların anlamını etkiler, dudağın görünümü değiştirir.


ESTETİK BURUN NEDİR

Bu bölümde genel olarak kabul görmüş estetik kurallardan bahsedilecektir. Burada anlattığım kurallara uymuyor olmanız estetik olmadığınız anlamına asla gelmez. Önemli olan sizin kendinizi beğenmenizdir. “Sizce benim estetiğe ihtiyacım varmı? ” sorusunu ne bize nede başkasına sormayınız. Önemli olan sizin ne düşündüğünüzdür. Siz “Ben burnumu beğenmiyorum” demedikten sonra biz Plastik Cerrahlar yorum yapmamaya gayret ederiz. Kemerli burun çirkindir diye bir kural yoktur. Önemli olan burnunuzun yüzünüz ile uyum içerisinde olmasıdır. Burnunuz kendi başına büyük olabilir ancak yüz kemikleriniz iriyse burnunuz harmoniyi bozmaz. Yanlış karar verip de ameliyat olursanız yüzünüze yakışmayan sonradan koyulmuş gibi bir burnunuz olabilir. Doğru endikasyonlarda, doğru planlama ile bu operasyonla mükemmel sonuçlara ulaşılır. Şimdi estetik kurallarını inceleyelim.


Estetik, Sanat Tarihinin içerisinde çok uzun tartışılmıştır. Estetiğin temel iki kural “ORAN” ve “SİMETRİ” dir. Tüm estetik kurallar bu çerçevede gelişmiştir. Filmlere konu olmuş “altın oran” doğada çok sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı sanatçılar bu oranları içeren objelerin gözümüze daha estetik göründüğünü ortaya koymuştur. Bu bir öğretimidir yoksa genlerimize kodlanmış bir bilgimidir bu başka bir tartışma konusudur. Şu noktada bu sanatçılara katılabilirim. Farkında olmadan doğa gözlemlerimizde bu oranları görüyor ve yeni bir objede (bu insan vücudu da olabilir ) bu oranları görmek beynimizde güzel duygular oluşturabilir. Aşağıda bahsedeceğim ayrıntılara dikkat edildiğinde yüze uyum sağlayan doğal burunlar yapmak mümkün olur.


Aristo nun sanat yaklaşımı benim burun operasyonlarında da izlediğim bir felsefedir. Aristo Sanatçının mükemmel uyum içerisinde olan doğayı taklit ettiğini söylemektedir. Doğa da örneği olmayan bir burun yapıldığında çok kolay bir şekilde kişinin operasyon geçirdiği belli olmaktadır. Burun operasyonu yaparken ana gayem yüzün harmonisini oranlarını düzeltmek için bir müdahale yaptığımda hastamın yeni tanıştığı bir kişi onun burun ameliyatı geçirdiğini anlamamalıdır.


A. Yüzümüzü estetik kurallara göre incelerken 3 ana parçaya ayırırız.

1. Parça: Üst 1/3 Alından oluşur

2. Parça: Orta 1/3 Burundan oluşur

3. Parça: Alt 1/3 Üst dudaktan çeneye kara olan mesafeyi içerir.

Çok daha ayrıntılı çizimler bulunmaktadır.

En sık kullandığımız oran üstte anlattığım orandır. Uzun olan bir burun yüzün orta 1/3 parçasını uzatmaktadır. Burun ucundan gözlerin ortasında burnun bittiği yere kadar olan mesafe burnun uzunluğudur. Orta 1/3 ün uzun olduğu kişilerde burun boyu kısaltılarak daha estetik hatlar elde ederiz.



B. İdeal bir yüzde burun göz iç köşelerinden çekilen hatların dışına taşmamalıdır. Taşarsa burnun geniş olduğundan bahsedilir.




C. Dudak ile burun yandan bakıldığında bir açı oluşturur. Bu açı erkeklerde doksan derece bayanlarda geniş açı olmalıdır.

D.Daha ileri ayrıntılar için kendi yaptım ve güzel oranlara sahip bir heykel kullanacağım. Önden bakıldığından burun kaşlardan başlayıp burun ucundan geri dönen iki tane “C” içerir. Bu “C” lerin birbirine en yakın oldukları yer burun ortasıdır.


E. Alttan bakıldığında burnumuz eşkenar bir üçgen oluşturmalıdır. Burun delikleri simetrik olmalıdır. Alttaki kıkırdakların gölgesi simetrik olmalıdır. Burun ortasını oluşturun kıkırdaklar burun yüksekliğinin yarısından sonra yanlara doğru açılanmaya başlarlar. Bu açılanma nedeniyle açılanmaya başladığı yerde burun küçük bir açı yaparak yukarıya doğru döner. Bu açılanma bizim operasyonda her zaman korumaya çalıştığımız bir unsurdur. Burna alttan bakıldığında üçgenin tepesi yuvarlak görünür.


Oklarla gösterilen iki çıkıntı ve bu çıkıntıların arasındaki platooperasyonlarda korumaya çalıştığımız bir estetik oranlara sahiptir. Operasyon tekniklerinden bahsederken bu çıkıntıların nasıl korunduğu ve yoksa nasıl oluşturulduğu konusunda geniş bilgi bulacaksınız. Bu ayrıntılar korumak üzere kullandığım teknikler, benim Plastik Cerrahi kongrelerinde meslektaşlarımla paylaştığım ve tartıştığım ayrıntılardır.

Op. Dr. Barış Çakır
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı